26 Haziran 2009 Cuma

Asian Battle Monster Love

Bloodhound Gang'in solistinin arkadaşının evinin tuvaletindeki küçük televizyon ve Ling-Ling bunlar hayatı güzel kılan zararsız şeyler. Ya da hayır Ling-Ling zararlı olabilir. Fo şizıl ma nizıl. hey hey hey! (tonları farklı olan heyler). Elma

20 Haziran 2009 Cumartesi

Lookin like a dude eatin lemons

Bir şeyi yapmamak yapmaktan daha az yorucudur, bu genelde böyledir. Yatağın üstünde patlamış mısır parçaları yararsızdır. Limon sevilir. Kabul edilebilir şeyler. Neden? Çünkü tünel. Ayrıca we be rollin, ama şanslıysak brollin. Ama kalbim çok kırık. Doom 1 kalp kırar, mutantlar, keçi adamlar falan iyi ama bu oyun böyle bitmemeliydi. Havada kalan sözlerimden bir halat insin, tırmanayım, üstünde ateş topu atan mutantlar olsun, muhabbetimiz olsun, sessiz garip anlar olmasın, mutant anlar olsun, müzik olsun, akseptıbıl in dı eytiğz olsun, konserve açacağı olsun, edvırd sizır hendz olsun, jetonla çalışan sarsılan ejderler olsun, E223 olmasın, tükenmez kalem olsun, ejderler kırmızı olsun, sürücü kursları olsun, filmlere "çok siyasiydi" gibi yorumlar yapan kızlar olsun, taksiler olsun, tüneller olsun, 2 yetalem olsun, Afiyet olsun. Alize mmkay desin. Olley be. Yerde fındık buldum sönmüş hayallere selam olsun. Yarın olmayacakmış gibi küfür ettiğim tüm canavarlar öncelikle beni böyle öldürdüğünüz için teşekkür ederim çünkü götünüzü görmemiş oldum. Ay sak eğs

5 Haziran 2009 Cuma

Mercimek

Angela ilişkimiz çok çarpıklaştı. Benden korktuğunu hissediyorum. Belki haklısındır. Ama şu da bir gerçek ki ben de senden korkuyorum. Suratın hasta gözüküyor. Ama yine de aklımı işgal etmekten geri kalmıyorsun. Konuşmanın inlemeden bir farkı yok, ama sesine o kadar alıştım ki, başkaları konuşunca kulaklarım kanıyor. Çok solgunsun. Hala korkuyorum. Çok yapıştığımızı hissediyorum. O kadar ki nefretle bakıyorsun artık. Kızıyorum, ellerin titriyor, ben de hep üşüyorum. Korkunçlaştı ilişkimiz, aklımı kaçırıyorum. Yerde yatıyorsun, ifadesiz, tavana bakıyorsun, duman içinde seçilmiyorsun bir süre sonra. Bana öğütler veriyorsun geceleri, aptal, tavsiyeye ihtiyacım yok.. Diyorsun ki "Ben ölmüyorum çünkü hep bunu yapıyorum, ne yapacağını biliyor musun? Bak azrail gelecek, konuşmayacak önce ama sen bir yürüyüşe çıkmayı teklif edeceksin, o da seni kırmayacak, zemini yamuk yumuk bir ormanda bulacaksın kendini, yapman gereken yürümek ama yerdeki mercimeklere basmayacaksın, böylece ölmeyeceksin." Sonunda aklını kaçırdın bebeğim. Artık normal bir anın kalmadı. Kendini tekrarlıyorsun. Ve şimdi nefret ediyorum senden, senin benden ettiğin kadar. Bakışların değişti hızlı göz hareketlerin, sinsi bir havan var. Odaya giriyorum elinde bir bıçak, kendin için değilmiş, öyle diyorsun en azından, planın beni öldürmekmiş. Önce ayaklarımı kesecekmişsin, sus artık. Unutma bebeğim seni kafamda yarattım. Anlamıyorsun.. Çok yazık. Kendine dönüyorsun bu sefer, ayak bileklerine. "Hayır!" diyorum "neden?" Ayak bileklerin olmaz. kesinlikle olmaz. "derinin altında ne arıyorsun bebeğim?" susuyorsun. Bana bakıyorsun"derini parçalama bebeğim altında bir şey yok, kendini arama artık bebeğim ancak beni bulacaksın yarın olmayacaksın bebeğim senin yarının iptal oldu" Bunu sen mi dedin? Aman tanrım. Şiddet. Sen gerçekten aklını kaçırmışsın. Sen ben miydin? Hayır. Mümkün değil. Ağzımı kapatıyorsun " Artık Kanuni'yle Diablo oynamak istemiyorum" diyorsun, ağlamaya başlıyoruz. Neden ağlıyorum bilmiyorum. Galiba beni öldürdün. Lanet kadın. Azrail gerçekten geldi. Ama bir mercimeğe bastım. Senden nefret ediyorum.

1 Haziran 2009 Pazartesi

bu bir kitaptan alıntı özel insanlar için benim için.

Göç Veren Yerlerde Görülen Mekansal Değişiklikler
  1. Nüfus azalır

?