26 Kasım 2008 Çarşamba

Oşşş

babolie sağğlam

25 Kasım 2008 Salı

can havliyle kaçıyorum

24 Kasım 2008 Pazartesi

Arkadaş bu nasıl bir blog ? Bir açıklama bekliyorum. Bu cevabını beklemediğim bir soru değil ciddi ciddi oturdum işi gücü bıraktım bekliyorum. Akşam yamuk uyumuşum, boynum ağrıyor, kimya çalışmam lazım, matematikte sıçızladım ve evet hala bir umut bu blogda aradığım mutluluğu bulmaya çalışıyorum. Ama hayır sanki ben böyle dememişim gibi vs ah neyse bu bayık blogun tanıtımını reklamını kendim yapıyorum canım sıkıldıkça. Aldığım tepkilerle eğleniyorum. Her şey bu kadar acınası olmasa da öyleymiş gibi anlatmak da beni eğlendiriyor. Bunları kimsenin okumayacak olması gerçeği de beni benden alıyor. Ama bu gerçek beni benden aldığı için bende onu ona bırakmayacağım sevgili okur buna hiç şüphen olmasın gece rahat uyu. Neyse hadi git burdan bakma u-u a-a..

21 Kasım 2008 Cuma

nokta


Lizaveta derki

I am an artist, I am an art bitch, i sell my paintings to the man I eat

http://femmepopart.deviantart.com

Yanlız sessiz ıssız boktan

Sevgili kimse tarafından okunmayan blog ve bizi okumayan sevgili okur, her ne kadar burda ıssız adada takılan iki mal konumunda olsak da "ee yani" deyip geçiyoruz. Her türlü çabamıza rağmen arama motorları bizi bulmayı reddediyorlar. İlk seferinde bulunamaığımızda hayal kırıklığına uğramama rağmen artık hissizleştim bu bakımdan ve daha da büyüdüm diyebilirim. Blog beni mutlu etmiyor kendi kendimize konuşuyoruz burada. Neyse konu bu özetle bunu paylaşma ihtiyacı duydum kendi kendimle. Burda kudurduğumu hissedemiyorum canım ne fıstık istiyor ne çeşitli objeleri çevirerek oynamak ne peluş filler atıp tutmak ne de çorap aramak istiyorum. Evet pis kötü blog beni yoruyorsun gözlerime bakınca yavaş yavaş öldüğümü hissediyorum. Beni benden alıyorsun ama hoşnut değilim tarzını beğenmedim bence arama motorları sesini duysun anlaş onlarla blogcum benim vaktim yok seni beni hepimizi bulsunlar halka açalım bu ıssız adayı lütfen. Yoksa gergin anlar yaşayacağız seninle..

18 Kasım 2008 Salı

bugün sınav günüm sayın okuyucu.
Demokrasi çalışmam gereken zamanda bunları yazdığım için kendimle gurur duymuyorum tabi, sonuçlar geldiğinde de ailem pek gurur duymayacak büyük ihtimalle. Çıkıp okuldan yeni manitamla buluşucam, caddeye gidicez, Havelkada nargile takılıcaz sayın okuyucu.

Seni sevdiğimi bilmiyorsun...
XOXO

ben ve yeni manitam.

17 Kasım 2008 Pazartesi

pilav üstü kuruyemiş

14 Kasım 2008 Cuma

Tamam şimdi ilk günden bu caanım bloga bi kaç yazı döşeyelim diye düşümdüğümüzü sanıyor olabilirsin sevgili okur ama aslında yapıcak daha iyi bi işimiz olmadığı için böyle yapıyoruz. Kafes rahat ama içimizde fırtınalar kopuyor neden derseniz blog adına bir kez daha bakınız. Manasız hareketler, sesler, laflar ve düşünceler bizden sorulur arkadaş. Maymun falan döeh. Neyse sonuçta muza karşı doyurulmaz açlığımız ve maymun çığlıkları arasında bir çeşit hayat mücadelesi veriyoruz, tam bir mücadele değilse bile bir uğraş sayılabilir maymunca hayat sürdürmek. Sonuçta malız paylaşmak istiyoruz.

İyi akşamlar canım okuyucu vakit ayırdın öperim gözlerinden...


Hayatınızda hiç bir hayvanat bahçesine gittiniz mi? Gitmediyseniz çocukluğunuzda aileniz sizi kolpalamış demektir ve bu durumda anneye atılacak bir tokat durumun vahimliğini anlatmaya yeterli olacaktır. Siz ki eğer gittiyseniz bilirsiniz nasıldır bizim hayvanat bahçeleri. Bok kokan göt kadar kafeslerde debelenen ve debelenmekten sıkılmış aslanlardan başka birşey yoktur. Hayvanların neredeyse alayının beli boynu bükülmüştür. Sözde doğal habitatında görmeye gittiğimiz hayvancıkların boş bakışlarıyla karşı karşıya az gelmedik. Ama hayvanat bahçesinde bir hayvan vardır ki ne desen anlamaz eli var kolu var manyak gibi deli gibi fıldır fıldır bi hayvan. Evet efendim siz anladınız onu, maymun. Ne hiperaktif hayvandır maymun, baktıkça utanmaz arlanmaz gözlerinde kendimi görüp "he valla diğer alayı bilemicini ama ben kesin bunlardan türemişimg" gibi düşünceler geçiririm içimden. Söyleyişim de bile bi maymunluk vardır, canım muz çeker.
Arkadaşlar Lulu ve Lizaveta olarak kafesimizde oturmuş muzları tıkınıyoruz, kalorisi de hak getire... Hala da kudurmuş maymunun ne olduğunu anlamadıysanız Ceza'nın Rapstarından şu "tarihe geçilesi" alıntıyı yaparak sonlandırıyorum yazımı:
"Anlamadıysan yuh sana."

Alayınıza hayırlı akşamlar efenim.
Oley bize ait ilk blog bu hayatımızın en mehteşem parıltılı alımlı günlerinden biri mi acabağ? hiç sanmam ama kudurucaz bundan eminim...