27 Ocak 2011 Perşembe

20 lira düşürdüm hiç kilo vermedim evet

26 Ekim 2010 Salı

okul

Okul çok enteresan birşey, valla bak.
Üniversiter ilişkiler ve tehlikeli bağlantılar.
Bir de vize var bak ki o BAYA ENTERESAN.
seni seviyorum elif.
xoxo

2 Haziran 2010 Çarşamba

cürmüm kadar yerler

Bir gün okside olursun diye
hazırladım bu çıkını
içinde tost var
koyduğumda çok sıcaktı
şimdi kuru ve soğuk
aç olduğunda yine de
çok dert etmezsin

üşeniyordun evet
ben de üşeniyorum
sabah hava serin oluyor
esiyor mu ne
koyduğumda da serindi

bir gün aç olursun diye
şimdi gözlerim yumurta gibi
çıkınım kuru ve sıcak
firavun faresi elektron almış sanki
üşeniyordum evet
aslında siz üşenmiyordunuz
derdim yumurtaydı
proteindi belki de
albümindi
koyduğumda sağlıklıydı
şimdi hardal
tadı çiçek gibi

bir gün kuru ve soğuk diye
hazırladım bu maymunu
dans eder diye
komik şapkası olur diye
tostu yer aç kalırım diye
çok dert etmem derim
ama yok öyle bir şey

17 Mayıs 2010 Pazartesi

tek hücresiz

Aslanlar dün antilopları yedi
bugün
yarın
geçen hafta
rüyalar görülüyor
yumurtalar
dumanlar
göt merdivenler
alışkanlık
uyuşuk çay partisi
o kadar kötü değil
bu bu
ve bu değil
sabahlar
öğlenler
oturmuş
bu buymuş
bu anlaşılmış
alabileceğinin en azı
görebildiğinin en doğrusu
bugün böyle oldu
yarın şöyle olur
saçında saman
dalgıçlar
maviler varmış
güzelmiş
onlar öyleymiş
bunlar da mesela
dup dup dup

7 Mayıs 2010 Cuma

hay pay en verimli zamanlar

Dönem ödevim bitti
şimdi yatarım artık
bence pi 3'e eşit
hem de tam olarak.

14 Ocak 2010 Perşembe

Öğleden Sonra Uyumak Gibi Yumuşacık

Her zamankinden daha yeşildi minik bezelye
Ağaç gölgesinde
Minik bezelyeye bastın
Bastın belki minik bezelyeye
Gölgedeydi minik bezelye
Yuvarlak bezelye
Şiltelerin altındaydı belki de
Kız yatıyordu üstünde
Ya da klasisizmin gölgesinde
Batıyordu bezelye
Sırtına batıyordu belki de
Bezelye
Bezelye
Bezelye
Bunları özel bir ezgiyle söyler
Dans ederdi bezelye
Ağacın gölgesinde
Gördüğünü sandığın bezelye
Şüpheci bezelye
Azgın bezelye

9 Aralık 2009 Çarşamba

DahaİyiHissetmiyorMusun

Aklım kımıl kımıl
beynim gri.
Simyaya inanıyorum.



Biyoloji beni zorluyor.
Baya zorlanıyorum şu an.
of.

18 Kasım 2009 Çarşamba

Jö man ve.

Fransızca çalışıyorum. Aklımda tek bir şey var. Kulağımda çınlıyor. Derslerden kalmış aklımda hoca "Huntington" diyor. Diyor. Demişti. Kafamda değil sadece. "ğıngtinkton" diyor. Hungtington ise "şok de sivilizasyon" diyor. Börek yedim. Kafamda bant, baya kaptırmış hissediyorum. Kaptırmak diskur endirekt gibi inanmış.
Gözlerim kamaşmış
dört nala sabah 8
omuzumda baskı
samimi olmadığım bir kız..

Gerginim.
Farketmez..

13 Kasım 2009 Cuma

Lüp

Bütün bunları dinlemek istemiyordum. Dinlemedim. Baktım.
Herkes büyük mizahlar peşindeydi bazıları çok sinsiydi.
Önümdeki kız saçlarını düzeltti. Sürekli kafasını yokladı.
Saçlarını o kadar çok düzeltti ki.
Sabah olmuştu.
Saçlar düzeltilmişti.
Dişlerim sıkılmıştı.
Bakıyordum.
Belki evdeydim
tavana bakarken
dünyanın en iyi insanı gözlerimin önüne geldi
bir mitoz geçirdi
bir tane daha
bir tane..
bir..

12 Eylül 2009 Cumartesi

evet. Baya yazmıyoruz buraya. Başka bi yere yazdığımızdan değil ama.
Kuyruksürenler gibi.

Über sıkıcı bir insan olarak sadece okulun açılmasından, sıkıcı şeylerden bahsetmek gibi niyetlerim vardı.
Ama bunu da yapmayacağım.
Çünkü çok üşendim.
Baya üşendim.

25 Ağustos 2009 Salı

önemli değil. gerçekten.

dershane başladı.
iyiydi fena değil.
insanlar iyi.
her şey iyi.
2 hafta boyunca hafta içi ikide başlayıp 7de bitse de olsun.
nasıl olsa hiç heyecanlı değilim
hiç olmadığım kadar heyecansız.
heyecansız.
auuuu-uuu ye ye ye.

20 Ağustos 2009 Perşembe

hayır hala iguana almadım

Bileğimin burkulmasının yanında bir dizi sağlıksız şey daha var. Ali Poyrazoğlunun sesi beynimde çınlıyor. Sinsi kızlar meraktan bahsediyorlar yan yana dizilip. Kadının biri mutfakta ölü tavukların önünde neşeyle dans ediyor. Bunlar çok sağlıksız. Ben bunların yerine Reis Prinç reklamı görmek istiyorum. Şimdi zaten diyecekler beğenmiyorsan izleme bilmem ne izlemiyorum zaten, pro7 izliyorum artık, tam olarak anlamasam da her seferinde çok sansasyonel şeyler oluyor.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

baboli çok sorunluyum elimde değil

Sağa çekmek konusunda bir çok konuşma yaptığım şu günlerde yeni sınıf ve dershane muhabbetleri dönüyor her yerde. Dershanem 5 gün içinde başlayacağı için oldukça endişeliyim. Her zaman endişeliyimdir. Ama hoşuma gittiği zaman söylerim bunu. Ya da bazen endişeli değilimdir. Bazen. Bilmiyorum. Dershaneler kötü şeylerin döndüğü yerlerdir. Şahsen böyle düşünürüm.
Zorunluluktan gittiğim yerlerde sosyalleşmek beni sıkar, bir süre sonra beni yavaş yavaş öldürmeye başlar, insani ilişkilerin temelini oluşturan günlük hal hatır sormak ve "günaydın" "merhaba" "görüşürüz" gibi kelimeler sarfetmek bir süre sonra benim için altından kalkılamaz yükler haline gelir. Bu gibi şeyler okul servisi, dershane falan gibi mekanlarda, belli bir yakınlığımın olmadığı insanlarda geçerlidir ve tamamen istemsizdir. Bu özelliğim yüzünden sırf günaydın dememek için uyuyor taklidi yaptığım bile olmuştur hatta muhabbetimin olduğu insanlara da yapmışımdır. Evet gerçekten çirkin ama elimde değil. Gerçekten. Bazen konuşmak beni gerçekten yoruyor.
Ama kötü biri değilim.
Cidden kanka.
Sadece rahat olmalıyız
baya rahat.
Anlayış
Açıkfikirlilik : krepler, gülüşen aile fertleri, arkadan sarılmalar, kahveler, şömineler, sağa çekmeler.

Ya baya rahat.

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Maymunca Haber - Buraya kadar herşey yolunda!

Maymun deneylerinden biri.
Başını özetliyorum. Maymunlara paranın nasıl kullanılıcağı öğretliyore ( para yerine gümüş bir somun ). Sonra ise maymunlara paranın değeri öğretiliyor ve haberin devamı:

Buraya kadar her şey yolunda. Günlerden bir gün, yine ana kafesten, deney kafesine alınan maymun, deney kafesindeki bir tepsi içinde bulunan 12 somunu görüp, aniden çılgına dönüyor. Paraların bulunduğu tepsiyi kapıp,ana kafese fırlatıyor ve kendisini de ana kafese atıyor. Ana kafesteki bütün maymunlar bir anda gökten para yağdığını görüp, yere düşen paraları kapışmaya başlıyorlar. Araştırmayı değerlendirenler bir uzman, bunu yazısında, maymun tarihinde gerçeklesen ilk `banka soygunu` (maymunun tepsiyi çalması) ve `hapishane kaçışı` (maymunun deney kafesinden, ana kafese kaçışı) olarak tanımlıyor. Bütün bu kaos içinde araştırmacılar, ana kafesteki maymunlardan parayı geri almaya çalışıyor. Olay biraz yatıştığı bir anda Keith Chen, hiç görmemeyi tercih ettiğini söylediği bir olaya şahit oluyor: Erkek maymunlardan biri, dişi maymunlardan birine yaklaşıp, ona elinde bulunan somunlardan birini veriyor ve bunun karşılığında dişi maymun, erkek maymunun seks teklifini kabul ediyor. İşin ilginç yanı bu iki maymunun `işi` bittikten sonra, dişi maymun `kazandığı` parayı araştırmacıya getirip, bununla üzüm almaya çalışıyor.

-M. Keith Chen, bu olayı maymun tarihindeki ilk `fuhuş` olarak tanımlıyor.

Ahaha! Bugünlük bu kadar.

Merak eden baştan sona okusun:
http://www.tumgazeteler.com/?a=1581101

31 Temmuz 2009 Cuma

Patatesli

Özür dilemekten hoşlanmam, bir çeşit engelle karşılaşırım özür dilemeye çalıştığımda, bu yüzden manasız şeyler söyler ve neticede anlaşılmam. Anlaşılmadığım için kimseyi suçlamıyorum, tamamen benim problemim bu. Fakat bu gün yaptığım 3 şey için gözleme severlerden özür dilemek istiyorum. Öncelikle olgun bir birey, akıllı bir genç bayan olmanın birinci kuralını ihlal etmiş bulundum, gözlemecide ağızımla klavye solosu attım, kendimce çok başarılı olsam da etrafımdakiler tarafından takdir edilmedim. Diğer yaptığım şeyler çok da önemli değildi ama yine de arka masada oturanların nefret dolu bakışlarına mağruz kalmama neden olmuşlar duyduğuma göre. Peki ne öğrendim? Arkamda duvar olacak şekilde oturmayı ve bu sayede bakışlara daha rahat karşılık vermeyi öğrendim. Ayrıca özür de dilemeyeceğim yok öyle bir şey. Solo baya iyiydi. O değil de herkesi dövmeme 1 sene 3 gün kaldı. Rahat kokuyor burası.

Göz Çevresi Bakım Kremi

Doğum günüme yaklaştığım şu günlerde hiç heyecanlı değilim, daha çok endişeli olduğum söylenebilir. Yarın öbür gün 1 yaş daha büyürüm bu da demektir ki gün gelir über yaşlı da olurum. Über yaşlı olmak istemiyorum, ne istediğimi çok iyi biliyorum, erken yatıp erken kalkmak, faydalı işlerle uğraşmak, sağlıklı alışkanlıklar edinmek istiyorum, akıllı olmak istiyorum.

Olum güldürme bak çizgi oluyor, kırışıyorum.

Cidden güldürmeyin.

Ya da rahat olun.
Bilmiyorum.

2 Temmuz 2009 Perşembe

-AYRAN-

Alize sıçayım. Nerdesin. Cidden bütün yazı bununla ilgiliydi.

Beynimin İçindeki Skolyozlar Gece Pencerenden İçeri Sızarlar

Evet, kendimi bir yaz meyvesi gibi hissetmediğim şu günlerde hayatıma giren şişme yatak beni neşelendirdi, acımadan şişirip odamın ortasına koyduğum bu yatak sayesinde falan ama yine de gerçek hayalime daha kavuşmadım ve herkes bir jet peki olsun ister ama bu yatak beni jet pekime bir adım daha yaklaştırdı ve bana "ahahah her yer yatak lan ordan oraya yuvarlanıyorum, öğlen uykusu falan güzel şeyler bunlar, baya havalıymışım meğer" diyebilme imkanı yarattı, aslında çarşamba akşamları zaten böyle şeyler dememe rağmen yine de iyi yani.
Öğlen uykusu da iyidir bütün güne yayılırsa daha iyidir, bi ferahlık bi ferahlık. O değil de son günlerde sıkıcı işlerle uğraşırken neden bazen insan olmanın süper olduğunu anladım. İnsan olmak bazen güzel çünkü kutu oyunlarını kurallarına göre oynamadığımızda hissettiklerimizi başka bir canlı olsak hissedemezdik ya da uygunsuz yerlere işediğimiz zaman hissettiklerimizi ya da büyüme çağında çok ren and stimpy izledik, 10 küsür senedir bazı şeylerin değişmemesi bence güzel ve benim problemim de değil, yine giyinmeyi reddedip çamaşır makinesinin üstüne çıkıyorum, kötü planlarımın hepsinde bir uyuma taklidi yapma aşaması var, ama cidden büyük planlarım var.

26 Haziran 2009 Cuma

Asian Battle Monster Love

Bloodhound Gang'in solistinin arkadaşının evinin tuvaletindeki küçük televizyon ve Ling-Ling bunlar hayatı güzel kılan zararsız şeyler. Ya da hayır Ling-Ling zararlı olabilir. Fo şizıl ma nizıl. hey hey hey! (tonları farklı olan heyler). Elma

20 Haziran 2009 Cumartesi

Lookin like a dude eatin lemons

Bir şeyi yapmamak yapmaktan daha az yorucudur, bu genelde böyledir. Yatağın üstünde patlamış mısır parçaları yararsızdır. Limon sevilir. Kabul edilebilir şeyler. Neden? Çünkü tünel. Ayrıca we be rollin, ama şanslıysak brollin. Ama kalbim çok kırık. Doom 1 kalp kırar, mutantlar, keçi adamlar falan iyi ama bu oyun böyle bitmemeliydi. Havada kalan sözlerimden bir halat insin, tırmanayım, üstünde ateş topu atan mutantlar olsun, muhabbetimiz olsun, sessiz garip anlar olmasın, mutant anlar olsun, müzik olsun, akseptıbıl in dı eytiğz olsun, konserve açacağı olsun, edvırd sizır hendz olsun, jetonla çalışan sarsılan ejderler olsun, E223 olmasın, tükenmez kalem olsun, ejderler kırmızı olsun, sürücü kursları olsun, filmlere "çok siyasiydi" gibi yorumlar yapan kızlar olsun, taksiler olsun, tüneller olsun, 2 yetalem olsun, Afiyet olsun. Alize mmkay desin. Olley be. Yerde fındık buldum sönmüş hayallere selam olsun. Yarın olmayacakmış gibi küfür ettiğim tüm canavarlar öncelikle beni böyle öldürdüğünüz için teşekkür ederim çünkü götünüzü görmemiş oldum. Ay sak eğs

5 Haziran 2009 Cuma

Mercimek

Angela ilişkimiz çok çarpıklaştı. Benden korktuğunu hissediyorum. Belki haklısındır. Ama şu da bir gerçek ki ben de senden korkuyorum. Suratın hasta gözüküyor. Ama yine de aklımı işgal etmekten geri kalmıyorsun. Konuşmanın inlemeden bir farkı yok, ama sesine o kadar alıştım ki, başkaları konuşunca kulaklarım kanıyor. Çok solgunsun. Hala korkuyorum. Çok yapıştığımızı hissediyorum. O kadar ki nefretle bakıyorsun artık. Kızıyorum, ellerin titriyor, ben de hep üşüyorum. Korkunçlaştı ilişkimiz, aklımı kaçırıyorum. Yerde yatıyorsun, ifadesiz, tavana bakıyorsun, duman içinde seçilmiyorsun bir süre sonra. Bana öğütler veriyorsun geceleri, aptal, tavsiyeye ihtiyacım yok.. Diyorsun ki "Ben ölmüyorum çünkü hep bunu yapıyorum, ne yapacağını biliyor musun? Bak azrail gelecek, konuşmayacak önce ama sen bir yürüyüşe çıkmayı teklif edeceksin, o da seni kırmayacak, zemini yamuk yumuk bir ormanda bulacaksın kendini, yapman gereken yürümek ama yerdeki mercimeklere basmayacaksın, böylece ölmeyeceksin." Sonunda aklını kaçırdın bebeğim. Artık normal bir anın kalmadı. Kendini tekrarlıyorsun. Ve şimdi nefret ediyorum senden, senin benden ettiğin kadar. Bakışların değişti hızlı göz hareketlerin, sinsi bir havan var. Odaya giriyorum elinde bir bıçak, kendin için değilmiş, öyle diyorsun en azından, planın beni öldürmekmiş. Önce ayaklarımı kesecekmişsin, sus artık. Unutma bebeğim seni kafamda yarattım. Anlamıyorsun.. Çok yazık. Kendine dönüyorsun bu sefer, ayak bileklerine. "Hayır!" diyorum "neden?" Ayak bileklerin olmaz. kesinlikle olmaz. "derinin altında ne arıyorsun bebeğim?" susuyorsun. Bana bakıyorsun"derini parçalama bebeğim altında bir şey yok, kendini arama artık bebeğim ancak beni bulacaksın yarın olmayacaksın bebeğim senin yarının iptal oldu" Bunu sen mi dedin? Aman tanrım. Şiddet. Sen gerçekten aklını kaçırmışsın. Sen ben miydin? Hayır. Mümkün değil. Ağzımı kapatıyorsun " Artık Kanuni'yle Diablo oynamak istemiyorum" diyorsun, ağlamaya başlıyoruz. Neden ağlıyorum bilmiyorum. Galiba beni öldürdün. Lanet kadın. Azrail gerçekten geldi. Ama bir mercimeğe bastım. Senden nefret ediyorum.

1 Haziran 2009 Pazartesi

bu bir kitaptan alıntı özel insanlar için benim için.

Göç Veren Yerlerde Görülen Mekansal Değişiklikler
  1. Nüfus azalır

?

31 Mayıs 2009 Pazar

Denombrement

Anahtarlarımı kaybettim
o yüzden havada yüzeceğim
mayonez gibi
yoluk kedi tüyleri gibi
havada süzüleceğim
ve halılar yakacağım
değişik olsun diye değil
havada yüzdüğüm için...
.
.
.
çocukluğuma süzüleceğim
10 dakika öncesine
zamanı bükeceğim
zaman bükücü olduğum için
silgi koklamak için
saçını çekmek için
ve sen anlayacaksın

mayonezi
kedi tüylerini
ve halıları

ben güleceğim
umrumda olmayacak
çünkü anahtarlarımı kaybettim,
bu yüzden havada yüzeceğim.

.

29 Mayıs 2009 Cuma

Size Birşey Diyeyim

Bir haftada 8 sınav oldum.
Yaratıcılığımı öldürdüler.

Peki size biraz ses olaylarını anlatmama ne dersiniz?

-Ünsüz Düşmesi (Çıkamayan Adam)
-Ünlü yumuşaması (Lindsay Lohan)
-Ünsüz sertleşmesi (Doug Reinhardt)
-Ünlü düşmesi (Britney Spears)
-Ünsüz türemesi (Ajdar)
-Ünlü Daralması (Yine Britney Spears)
.
Yazımda örneklerden yararlandığım ve senli benli bir konuşma tarzı kullandığım da dikkatinizi çekmiştir.

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Havalı İnsanlar Size Bayılıyorum mmmm

"İşte bu yüzden uyuşturucu kullanmıyoruz hahaha"

İşte bu komik bir tepki değil arkadaşım. Eğer konuşan bir cüzdan değilsen ya da şapka takmıyorsan, böyle bir şey söyleme. Lütfen söyleme. Çünkü çok sıkıcı.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Şaşkın Kedilerin Gizemi 42

Bir gün "u" ve "v"lerimin birbirine çok benzediğini farkettim. Bu kocaman bir sorundu.. Yardım için rili rili big men'i aradım fakat onu bulamadım. Bunun üzerine sihirli ateş karıncalarımı çağırdım. Bana yardım ettiler, her zamanki gibi. Beni dev çiğnenmiş sakız dağının tepesinde yaşayan olağanüstü büyücü kediye götürdüler. Yol farklıydı, ayrıntı vermek işime gelmiyor. Zor yolculuktan sonra Rambo adındaki büyücü kedinin dev şatosuna varmıştık. Karşısında saygıyla eğildim, yüzünden sıradışı bilgeliği seziliyordu ama bu çok da önemli değildi, bir hayat dersi için bulunmuyordum orada. Sıkıntımı dile getirdim. Bana, aptalca şaşırmış surat ifademi ona verirsem "u"larımın "o"ya benzeyeceğini böylece sorunlarımın çözüleceğini söyledi. Kabul ettim fakat dahası vardı kumunu da değiştirmemin şart olduğunu söyledi. Bu çok da adil değildi, bazı kızların ve oğlanların ağızlarından sonra en mikroplu şeyin kedi kumları olduğunu herkes bilir. Kabul etmeyecek gibi oldum ama o an Rambo yüzünü buruşturdu, suratı lanet mendebur bir hal aldı, bu surata daha fazla tahammül edemezdim, ben de şartları kabul ettim söylenilenleri yaptım. Eve geldiğimde yeni yazımı denemek istedim. Fakat bir terslik vardı "u" niyetine yaptığım bütün "o"lar çok şaşırmış gözüküyordu, kafam karıştı, anlamadım. Kocaman bir bulut çizdim içine düştük her şey yok oldu. Hoop-

3 Mayıs 2009 Pazar

olm. izleyen sayımız tavan yapmış.
.
.
.
"Kral yerine Kıral derim ben, kelime daha güçlü bence."
"Börek yerine böğrek derim, kelimeyi uzattığım saniyelerde tadını ağzımda hissederim."
"Hızlı konuşursam kekelerim."
"Sınıfta birşey okurken kekelersem sonuna bleah, hıbı, hödhöd gibi ekler koyarak kekelediğim anı geçiştirmek isterim. Ama sonra herkes bana bakar ve gülme krizine girerim."
"Ödev, iş, sorumluluk varsa ya uyurum ya spora giderim, bir taşla iki kuş misali."

Ayrıca;
Evin önünden geçen ve aşırı ses yapan motorlu araçları kurşuna dizdiğimi sıkça görürüm rüyamda.

Dj olan Djuna Barnes la konuştum yeaa right!

...Freja'ya baskı yapalım doğumgünüme gelsin...

yoz

Beni tanıyanlar
gözüme kalem çekmediğimde
tost ekmeğine benzediğimi bilir.

Beni daha iyi tanıyanlar
tost ekmeğini sever.
ben de ıspanak severim
ahaha
yok öyle bir şey

ama ıspanak cidden severim.

Hincü balkonda gördüğüm sümüklü böceğe sevgi dolu gözlerle bakmaya gidiyorum. gidiyorum.

Ama gitmeden, ya ktipiyoz cidden güzel bi kelime değil mi ya? Bence çok iyi lamba cini gibi çüş.

1 Mayıs 2009 Cuma

Baş Parmak Kısmı Yırtık Çoraplı Hazır Çorba



SEN! Gençleşmeye ve farklı tatlara açık mısın?


Eğlenceye?

Tıpkı annenin ayağından çıkarmadığı çorabı gibi.


Annenin yemeğe düşen saç kılı gibi.


Ama ondan çok daha ince, kimi zaman görünmeyen tüyleri ile,


Yer çekimi hızında, nostaljik,


Gençliğinin patates parmak aroması ile,


Kolay içimi, kolay dışımı ile,




Enfes!

Yeni!

Şahane!

Bol İşlevli!

Yetenekli!

Çapkın. ;)






BAŞ PARMAK KISMI YIRTIK ÇORAPLI HAZIR ÇORBA

Ellerime Sağlık...


(Ama var böyle birşey harbiden bak)

29 Nisan 2009 Çarşamba

mısır tanesi

Hayatıma yön veren bir şarkı "head shoulders knees and toes" evet bu şarkı hayatıma ikinci anaokulumla girdi. Asıl bahsetmek istediğim ilk ana okulum, kötüydü evet ama bunu empati falan kurmanız için yazmıyorum, 5 yaşımda ne kadar sevimli olduğumdan çiçekler ve kelebeklerden oluşan bir canlı olduğumudan falan bahsetmeyeceğim, öyle de değildim zaten. Şu an böyle bir insan olmamda büyük rol oynayan ilk ana okuluma teşekkür etmek istiyorum önceden. Neler oldu peki şöyle başlamalıyım çok süper arkadaşlarım vardı, kendi çaplarında şirin olabilirlerdi ama ben onların iç yüzleriyle tanıştım. Okulun ilk günleriydi ve evcilik oynuyorduk benden doğmamış bir çocuğu oynamam istendi.. Evet çok sevilmediğim açıktı ama neyse ki ilerleyen dakikalarda doğmam gerekiyordu. Bir kez daha doğma fikri beni pek heyecanlandırmadı hayır, o sıralarda "elimde olsa zaten doğmazdım" gibi bir düşüncem olmasa da bebek olmak eğlenceli değildi. Bebekler kakalı, kusmuklu ve gürültülüydü, sonradan yetişkinlerin de böyle olduğunu gördüm ve alıştım. Şimdi doğmamış bir çocuğu oynayabilirim herhalde. Neyse o sırada sıkıldım ve oynamadım, beni öğretmene şikayet ettiler, öğretmen benimle konuştu oynamam için ısrar etti, ben anlam veremedim ve kendimce akıllıca bir savunma yaptım ve öğretmen olgun bir bayan olduğu için bana küstü. Gerçekten bunu yaptı. Ve atlattım. Bunu atlattım fakat zorunlu öğle uykularını ve bir gün bir çocuğun altına işemesini ve sidik kokulu bir odada uyumak zorunda kalmayı atlatamadım. Daha kötüsü de her gün video saatinde Sevimli Ayılar izleniyordu kötü kısım bu değildi birileri gerizekalıydı ve her gün kısıtlı video saatinin sonunda sevimli ayıların aynı yerinde kaset durduruluyor ve sonraki gün baştan izleniyordu. Sevimli ayıların başına ne geldiğini hiç öğrenemedim. Belki de bu yüzdendir her gün okula gitmeden ağladım. Annemin söylediğine göre müdür bize yemeğe gelmiş karısıyla. Bir vazo getirmişler mavi camdan. Hala duruyor. Dekoratif. Nazik insanlar. İkinci ana okulum gerçekten travmatik ilk okul deneyimimin izlerini sildi en azından denedi allah razı olsun. Ondan da bahsederim bir gün.

20 Nisan 2009 Pazartesi

Yazık Bunlar da Can

Garip suratlar yaparak ya da dil çıkararak poz vermeniz sizi çılgın ve havalı bir insan yapmaz. Hayır yapmaz..


Bunu size söyleyen ben olmak istemezdim ama benim.


Şimdi ibret olsun diye..



Herkes hata yapar, herkes yanılır.
Böyle olsun kimse istemezdi.
Feyıl bir kez daha ve itici..


Artık bırakın bu işleri. Gerçekten..



10 Nisan 2009 Cuma

Oyunun Adı Sahne Çalmak

Burnumda tabak çeviriyorum..

2 Nisan 2009 Perşembe

Her giydiğim trend oluyor

Bazen tam seçemediğim siyah noktalardan korkarım.. Evet. Çok çılgın gerçekten. Uzun sessizlik. Öksürükler.. Kötü adamları yakalayanları gördüm evet. Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak değil.

27 Mart 2009 Cuma

aklından ne geçiyor elif?

25 Mart 2009 Çarşamba

İTİCİ

DAN!.. Gözlerimin çok kırmızı olduğu, oksijen ve nem eksikliği çektiği, aklımın gelişen olaylar karşısında yetersiz kaldığı ve daha fazla uyumak için para verebileceğim bir haftaya yine hoşgeldim. Gerçekten de 3 aydır kımıldamamış bir tembel hayvana benziyorum ama daha yosun tutamadım o da olucak ama eğer olursa ondan 50 çikolata alacağım iddia bunu gerektiriyor. Ne iddiası? Hayır sorun başka yine odamda bir sorun var adı örümcek ve ince uzun bacakları olanlardan elinde de ne olduğunu anlayamadığım bir cisimcik vardı, bana tutuşundan bir silah olabileceğine karar verdim ama şu an daha ileri tahminlerde bulunamam. Salona kaçtım. Sandığım kadar büyük bir kız olamadım (hüumilieyşın). Ama ona zarar vermedim ve salona kaçtım çünkü yazık ve onu bi bardakla dışarı atamadım çünkü olmadı. Şimdi ben uyurken burnumdan giricek ve beynime yuva yapıcak ya da eşyalarımı karıştırıcak, kıyafetlerime giricek, odamda ürüyecek ve sonunda istila edicek ben de derimi kanatana kadar üstümden mikroskobik örümcekler ayıklayacağım hayatım son bulucak ve olmayan gezegenlere gömüleceğim. Ya da hiç biri olmayacak. cosx=cos(-x) evet. Hadi bakalım captain hero..

23 Mart 2009 Pazartesi

Naber elif.
Minimalist oldum ben.

16 Mart 2009 Pazartesi

Porsuk

Evet porsuk. Neden bilmiyorum. Bu gün eğitim görmek amacıyla gittiğim yerde bir an etrafıma bakındım çeşitli muhabbetler duydum, bir takım insanlar gördüm ve düşündüm ki bir şeyler gerçekten ters gitmiş olmalı. Yerimi yurdumu sorguladım, ama sonra dikkatim dağıldı bize masal anlatan adamı tekrar dinlemeye başladım unuttum gitti. Yıl sonu balosunda kraliçe olmak üzereyken kafamdan aşağı domuz kanı dökülmesi gerçekten beni sinirlendir. Kujo da insanı hayvan sevmeye teşvik etmiyor gerçekten. Harmanla harmanla da gel. O değil de dağlara taşlara Lulu'nun karnı acıktı diye haykırmak istiyorum öyle haykırmak istiyorum ki ağaçlardan kuşlar kaçsın. Haykırmak ve bağırmak gerçekten çok farklı şeyler. Bağıran insanlar bir noktaya sabit bakarlarsa çok komik oluyorlar genelde de öyle yapılıyor ama haykırmak denince gözün kapanması gerekiyormuş gibi geliyor sanki, duyguyu daha iyi verebilmek için. Ya da onun gibi bir şey. Yeşil kaplı defter sukuulz aut for samır.

13 Mart 2009 Cuma

Şuur

Evet bebeğim drama gerek yok uzatmayalım.. Sonuçta sadece odamda felaket bir koku var. Felaketlerden bu felaketi beğendim. Ama mutluyum. Sinirliyim de ama mutluyum. Frankofoni haftası gibi. Asrın bağlantısını kurduğum için kendime bir kez daha sarıldım. Belki bir kaşığım olsaydı her şey daha kolay olurdu ama olsun. Bu şarkı sana Lizaveta çünkü ben brokoli çorbasıyım. Herkes çok kuul zaten şu alt nicklere bakın, herkes dünyanın ciğeri olmuş, neden bu kadar sıkıcı acaba, mesela ben de sıkıcıyım ama değilmişim gibi yapmıyorum yeter artık. Onlar da brokoli çorbası ama kremalı brokoli çorbası gibi yapıyorlar. Ne iş? Hector!? Bazen sınırlar zorlanır ve ben sıkılırım hem de hadsiz ve hesapsızca, ömür kısaltıcı biçimlerde. Bazen bir mısır koçanı, toplanmış saçlar, yeni yıkanmış çamaşırlar, teki kayıp bir çorap, teki kısa üç ayaklı bir tabure, beli uzun bir pantalon, toplanmış bir yatak, kayıp bir göz kalemi, bitmemiş bir kitap, üstü örtülü bir ayna, üşüyen ayaklar, şişmiş parmaklar, ertele modunda alarmlar, boş kutular, yakılmamış mumlar, anahtarla üstü çizilmiş arabalar, eriyen bir kardanadam, çeşitli izolasyon malzemeleri, patlak bir lastik ve çok açık kalmış bir lamba kadar sıkılınabilir. İşte bu durumda "get me away I'm dying"

MISTAKE

yanlışlıkla kendi blogunu izlemeye başlayan insanım ben.
EVET O'YUM.
I am the one
.
i am the eggman
woo
i am the walrus
coucou cou chu

8 Mart 2009 Pazar

Kumbara 2

Pazarlar hakkında çok şey bilirim.. Ornitorenkler hakkında da.

Kumbara

Pazarlar.. Ve Lulu edebiyat çalıştı.. Aferin ona. Aferin bana. Öncelikler hakında çok şey bildiğim ama uygulamada sorun yaşadığım şeylerden biri. Ve Lulu'nun sınavları. Aferin okula. Lulu insan-ı kemal olamıyor çünkü bu onun problemi.
Aferin ona. Ama aslında hiç bir şey yok. Bu post yok, ben yokum, o yok bu da yok sadece görüntüler var. Bununla birlikte yürek ve kalp demek arasındaki farkı çok net anlayan insanlar benimle görüşsün yoksa zaten bırakın dağınık kalsın. Yürek diyenlerden zaten korkarım dolaplara saklanırım. Tehlikeli şeyler bunlar. Kek alev aldı bunu herkes beceremez. Ya da becerir. Ama sadece görünütüsü yandı sonuçta, gözünü kapat yanmasın.

24 Şubat 2009 Salı

Çünkü

-Evet özeniyorum çünkü huyum kurusun çünkü alt nickini bile çalmışken alttaki kısa saçlının kendi fikrini neden çalmayayım diye düşündüm çünkü. 2009 2010 winter-spring koleksiyonuma ördekli montlar ekliyorum çünkü kısa saçla uygun çünkü kısa saç turns me on. Frejasal Kaygılar, çünkü benimle evlenemez, çünkü Keane'in şarkısında olduğu gibi "She said she has no time"mış çünkü.
çükü.
küçü.
kuçu
kuçu.
çünkü
lulu'nun
küçük
kıçı.

bi şeysel bi şeyler

Ve aslında hayat komik sertifika sınavlarıyla doluydu ayrıca bazen hızlı yürümek sadece metronun gidişini izlemenize yarıyordu hiç tahmin etmezdim böyle olacağını ve şu durumda söyleyebileceğim en iyi niyetli şey burdan evimi görebildiğimdir.. Biyoloji defteri tamamlamak yeni ilgi alanım, gerçekten çok hoşuma gidiyor yam yam yami yam. Ama beni tamamlayıcı en derin, süper şahane, akıllıca ve insanı geliştirdiğine inandığım hobim balık desenli duş perdeleri giymek. Şimdi düşünün bir okul forması ne kadar geniş olursa olsun içinde rahat olduğunuzu söylemeniz inanarak yalan söylemek değil midir? Bence öyledir bu konuyu umursuyorum evet her neyse. Kısa saçlı bir insan olarak saçlarım kısa ve komik olmayan aklı karışmış yazılar yazmaktan hoşlanıyorum. şapka

from outer space


Kudurmus Maymun hepinize iyi uçuşlar diler..

12 Şubat 2009 Perşembe

Karpuz


"Hayır kesinlikle katılmıyorum" dedi Lulu öfkesini saklayamayarak "Bütün maymunları Dora the Explorer'daki Boots'la aynı kefeye koyamazsınız!" diye de ekledi, bence çok haklıydı. Nerden mi biliyorum? Çünkü ben ilahi anlatıcı bir üçüncü kişiyim. Boots maymunların yüz karasıdır.. Ona maymun demek, çoraba mayonez demek kadar ayıp ve saçmadır. Neden mi? Çünkü mayonez ve maymun önemli varlıklardır. Konumuza dönersek Boots tam mesai Dora'nın köpeği olarak çalışmaktadır. Bu kabul edilemez, maymunların her biri özeldir ve farklıdır, kişilikleri bastırılamaz, ve maymunlar kimsenin peşinde kuyruk olamaz, doğasına aykırı bir durumdur. Aptal davranabilir, kudurabilir, korkutabilir, bir şeyler çalabilir, fıstık yiyebilir ama mal olamaz olsa dahi kasten yapar, fakat Boots böyle değildir o yalaka doğmuş mal ölecektir. Maymun toplumunu hayal kırıklığına uğratmış ve utandırmıştır. Boots maymun değildir zaten mavidir.. Dora'nın arka kısmından ayrılıp bir hayat edinene kadar da maymun sayılmamalıdır. Maymun sadece sevimli değildir izleyici, bir yaşam biçimidir. Ve yukarıdaki sayın izleyici işte o bir maymundur en hasından bir maymundur, gerektiğinde ciddi, gerektiğinde asabi ama yüzde yüz maymun. Bütün maymunları ve izleyicileri selamlıyorum Boots lütfen habitatına geri dön böyle küçük hesapların maymunu olma, elin bebesine şebek olma. İyi akşamlar..

9 Şubat 2009 Pazartesi

Kasvetli Şebek

Deli hırslı biri olacağımı hiç düşünmezdim, şimdi de düşünmüyorum.. Gerçekten gerizekalı bir hafta geçirdim ve bu gerizekalılık devam ediyor kimya peşimi bırakmayacak sanıyorum. Kimya değil verilen kimya ödevlerim, o da değil aslında tam olarak söylemem gerekirse süper özel hoccam. Evet utanıyorum kahretsin evet özel ders evet hiç istememe rağmen.. Hayatım boyunca toplasam bu kadar çalışmamışımdır ama şimdi zorundayım yoksa beni yok ededecekler atomlarıma ayıracaklar. Kıyametler kopuyor. Ve hiç umudum yok adam gelinceye kadar bu boktan işlerin bitmesine imkan yok. Hayatımdaki yegane kural çiğneniyor. Ben bu damdan düşer gibi hayatıma giren adam yüzünden sıkıntı ve stresle başbaşayım. Onun yüzünden başım deli ağrıyor hiç hoşnut değilim beynim stres yüzünden gelecekte alzheimer olmama neden olacak bir çeşit hormon salgılıyor evet izleyici ÖLÜYORUM YAVAŞ YAVAŞ. Tabi umrunda olmayabilir ama bu böyle. Bu durumu anlatmaktan sıkılmayacağım. Sitemlerimi ve şikayetlerimi yastıklara haykıracağım gad dem.

26 Ocak 2009 Pazartesi

Bu da bana kapak olsun bari

Bir şey söylemem gerekiyor gerçekten. Üç kere "batata" dediğinizde kendinizi bir battaniye ve bir zımbayla uçsuz bucaksız takvim tarlalarında bulacaksınız. Sihirli sonsuz takvim tarlası. Ama deneyip de olmazsa benim problemim değil çünkü muhtemelen yeterince inanmadığınız içindir. Bence isterseniz olur ama istemezseniz de olmaz belki istemezseniz de olur. Ya da onun gibi bir şey. Hasta oluyorum ben. Eklem ağrıları tarlasındayım şahsen. Bana soran gözlerle bakan Igor.. Biliyorum anlamıyorsun zorlama, ben de anlamıyorum zaten.. Kabuklu deniz hayvanları sizi kim olduğunuz için seviyorum. Ve kestaneler size değil sizinle gülüyorum. Hepinize iyi akşamlar..